Anasayfa Bursa Bursa Uludağ Üniversitesi’nden ilk ders, ‘Terörsüz Türkiye’

Bursa Uludağ Üniversitesi’nden ilk ders, ‘Terörsüz Türkiye’

31

Bursa Uludağ Üniversitesi’nde 2026-2027 Akademik Yılı, AK Parti Genel Başkan Vekili ve Bursa Milletvekili Efkan Ala tarafından “Terörsüz Türkiye” konulu ilk dersle başladı. Ala, bilgi üretiminin önemine, beyin göçüne, bilim ve adalet ilişkisine, terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedeflerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ), 2026-2027 Akademik Yılı’nın açılışını Prof. Dr. M. Mete Cengiz Kültür Merkezi’nde düzenlenen törenle gerçekleştirdi. Programa AK Parti Genel Başkan Vekili ve Bursa Milletvekili Efkan Ala, AK Parti Bursa milletvekilleri Refik Özen ve Emine Yavuz Gözgeç, Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, Yıldırım Kaymakamı Metin Esen, Nilüfer Kaymakamı Murat Süzen, Bursa İl Emniyet Müdürü Kadir Gökce, Bursa İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Mustafa Bakçepınar, Bursa Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Çelenk, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, MHP Bursa İl Başkanı Mehmet Emin Özcanbaz, Bursa Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, Bursa Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Bursa Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, üniversitenin eğitim ve araştırma alanındaki çalışmaları ile kurumsal birikimine dikkat çekti. Yılmaz, üniversitenin öğrenci sayısı, fakülteleri ve meslek yüksekokullarıyla Bursa ve Türkiye’nin beşeri sermayesine katkı sunduğunu belirterek şunları söyledi:

“Bursa Uludağ Üniversitesi olarak 60 bin civarında öğrencisi, 15 fakültesi, 15 meslek yüksekokulu ile 50 yıllık bir çınarız. İnşallah çok daha uzun bir ömre doğru hem Bursa’nın hem de Türkiye’nin beşeri sermayesine, araştırma altyapısına, teknolojik gidişatına, entelektüel birikimine bugüne kadar yapa geldiği katkının üzerine koyarak yoluna devam eden köklü bir üniversiteyiz. Üniversitelerin eğitim misyonu var ve toplumsal hayatımıza Beşeri sermaye katkısı anlamında asıl katkıyı da buradan verdiğimizi biliyoruz. Eğitimin niteliği ve kalitesi söz konusu olduğunda da Uludağ Üniversitesi özellikle bunun göstergelerinden bir tanesi akreditasyonlardır. Ulusal ve uluslararası akreditasyonlar alanında güçlü geleneğe sahip olan bir üniversiteyiz ve hala hazırda programlarımız içerisinde akredite program sayımız 50’yi bulmuş durumda. Veteriner Fakültemiz Türkiye’de güçlü birçok üniversitenin geçemediği Avrupa Akreditasyon Biriminden çıkış bildirgesini sabah okudular. Dekan Hoca da sabahtan müjdeyi bana verdi. Resmi sertifikayı belki bir ay, iki ay sonra alacağız. Avrupa Akreditasyonu’nu yenileme hakkını, beş yılını yenileme hakkını elde etmiş durumdayız. Bu şu anlama geliyor. veteriner fakültesinden aldığınız bir diploma bu akredite olan diğer programlarımız için de geçerli. Mühendislik, tıp diye sayabiliriz hepsini. Oradan aldığınız diploma sadece Türkiye’de değil dünyanın her yerinde geçerli.”

“Önümüzdeki dönemin en önemli konusu bilgi üretimi”

AK Parti Genel Başkan Vekili ve Bursa Milletvekili Efkan Ala ise konuşmasında fikir ve düşünce özgürlüğünün bilgi üretimi açısından önemine değindi. Türkiye’nin beyin göçü veren değil, beyin göçü alan ülkeler arasında daha fazla yer alması gerektiğini belirten Ala, bilgi üretiminin gelecek dönemin en önemli başlıklarından biri olduğunu söyledi. Ala, konuşmasını şöyle sürdürdü;
“Fikir özgürlüğü, düşünce özgürlüğü. Düşünce özgürlüğünün olmadığı yerde istediğiniz bilgi üretimini yapamazsınız. Türkiye’nin beyin göçü veren değil alan ülkeler arasında daha çok olmamız ve ilerlememiz lazım. Bunu birlikte başaracağız. Şimdi ben de orada oturuyor olsam eğer pozitif yönden bakarsam söyleyeceğim, olumlayacağım çok şey söylerim. Ama negatif yönden bardağın boş tarafından bakarsam da eleştireceğim çok şey olabilir, vardır, var. Ama kim yapacak bunu? Birlikte biz yapacağız. Problemleri örterek, gizleyerek değil, fırsatları da ıskalayarak değil. Fırsatları değerlendirerek, problemleri görerek, onları çözerek, fırsatları üretime dönüştürerek yola devam edeceğiz. Etmek zorundayız. Bu önümüzdeki çağda bilgiyi en fazla üreten toplumlar bu acımasız ve belirsizliğin inanılmaz boyutta olduğu yeni dünyada bu dönemde başarılı olacaklardır. Bu hedefi ortaya koymazsak hiçbir rüzgar bize yardım edemez. Demek ki önümüzdeki dönemin en önemli konusu bilgi üretimi.”

“Bilimin gücü adalet duygusuyla dengelenmeli”

Bilginin ahlaki ilkelerden ve erdemden uzaklaşması halinde yıkıcı sonuçlar doğurabileceğini dile getiren Ala, bilimsel gelişmelerin adalet duygusuyla dengelenmesi gerektiğini vurguladı. Ala, “O ahlaki ilkelerden uzaklaşırsa bilgi, işte o zaman erdemden uzaklaşırsa bilgi, fecaat, felaket getirir. İşte ikinci dünya savaşı, işte dünya savaşları, nükleer savaşlar, efendim bombalar ve karşılaştığımız birçok sorun. Gücün adaletle dengelenmediğinde hangi zulümleri ürettiğini de hep birlikte biliyoruz. Onun için de bilimin gücü üretirken adalet duygusu, o ilkeleri, insanlığın temel ilkeleriyle dengelenmesine hep dikkat etmeliyiz. Onu arkada bırakırsak çok hızlı gideriz bu bilinç çağında da fakat kızılderili bilgenin dediği gibi ruhumuz arkada kalır” diye konuştu.

“Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge”

Konuşmasında terörle mücadele ve terörsüz bölge hedefine de değinen Ala, Türkiye’nin terör sorunundan tamamen kurtulmasını amaçlayan çalışmaların sürdüğünü belirtti. Bölgedeki sorunların çözülmesinin Türkiye’nin güvenliği açısından da önem taşıdığını ifade eden Ala, “Türkiye’nin aşağı yukarı 44-45 yıldır yani yarım yüzyıldır uğraştığı bir temel sorunu da biz ele alarak bu terör belasından, terör sorunundan topyekun kurtarılmasını bir politika olarak ortaya koyduk. Bu amaçlara hizmet etmeyi gaye edindik. Bunun da temel parametreleri var. Bölgedeki sorunları da çözmezseniz zaten ülkenizdeki oradan kaynaklanan sorunları çözmekte, son derece zorlanıyorsunuz. O bakımdan sadece ‘terörsüz Türkiye’ demedik, ‘terörsüz bölge’ dedik aynı zamanda. Çünkü bölgedeki terör sorununu çözmezseniz, kargaşayı dindirmezseniz, o örgütleri orada tasfiye etmezseniz, onlar bugünkü dünyada kolaylıkla kendi ülkenize de sirayet edebiliyor. Hiç herkese zararı olan, hiç kimseye hiçbir faydası olmayan bu yöntemleri destekleyen her zaman arkasında güçler olur, devletlerin olacağını da biliyoruz. O bakımdan gençlere daha fazla fırsat sunabilmek için, Türkiye’nin önünü açabilmek için, Türkiye’nin enerjisini içeride tüketmemek için, bu programı ortaya koyduk. Hedefe doğru gereken adımları, bu hedefi yakalamak için gereken adımları tereddütsüz bir biçimde kararlılıkla atıyoruz” şeklinde konuştu.

“Gazze’de yaşananların adı terör yöntemidir”

Bölgedeki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerinde Gazze’deki saldırılara ve Suriye’deki terör örgütlerinin varlığına da değinen Ala, şöyle konuştu;
“Sadece örgütler değil, dünyada terörü yöntem olarak kullanan devletler de var. Netanyahu hükümetinin bakın Gazze’de yaptıklarına bunun adı savaş olabilir mi? Bu bir terör yöntemidir. Bombayı atıyor aşağıda kim varsa hastaneler, ambulanslar, okullar, camiler, kiliseler, bütün ibadethaneler her yer yerlebir. Hiç hedef gözetmeksizin, suçlu suçlu ayrımı yapmaksızın tamamen imhaya yönelik bir soykırım yöntemini terörle yapmaya çalışıyor. Terörsüz bölge derken oradaki devlet terörünün de sonlandırılmasını kastediyoruz, arzu ediyoruz. Ve onun için çalışıyoruz. Diğer taraftan yanı başımızda Suriye. Terör örgütlerinin birinin değil onlarcasının yuva yaptığı bir bölge haline geldi ve getirildi.”

“Çok ciddi bir siyasal mutabakat var”

Terörle mücadele sürecine ilişkin siyasi mutabakat ve yürütülen çalışmalardan da söz eden Ala, “Siyasal partiler, siyasetin geneli çok tereddütlüydü baştan. Çünkü biz çözüm bulup buluşturma geleneğiyle ülkeyi senelerce yöneten bir ülkeydik. Kendi iş sorunlarıyla uğraşan bir ülke ve ortalama hükümet etme süresi 1,5 seneydi. Şimdi, 24 yıllık siyasal istiklal olunca, artık bu konularda bir tartışılmaya, değerlendirmeye alındı. Şimdi büyük bir mutlulukla büyük bir keyifle görüyoruz ki çok ciddi bir siyasal mutabakat var. 467 milletvekili anayasa değişikliğinin gerektirdiğinden daha fazla milletvekili bu temel sorunun yani bu terör prangasının Türkiye’nin ayaklarından alınması ve arkada bırakılması konusunda çıkarılan yasaya ‘evet’ oyu verdi. O yasa Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayınlandı. Şimdi de cumhurbaşkanı yardımcısı’nın başkanlığı, bütün devlet kurumları, ilgili devlet kurumlarının katılımıyla bir kurul oluşturuldu. Dört ayrı alt komisyon kuruldu. O komisyonlar sahada şu anda çalışıyorlar. Biraz önce söylediğim görüşmeleri ve çalışmaları yapıyorlar. Pozitif bir atmosferde adım adım ilerliyoruz.”

“Temel hedef terör örgütünün tasfiyesi ve silahların teslimi”

Ala, konuşmasını şu sözlerle tamamladı;
“Bunun bir tane ana başlığı var. Amacı Kanunun isminde de var toplumsal dayanışmayı tahkim. Milli dayanışma. Çünkü bunu sağlamazsak, bunu berhava eden, bunu örseleyen sorunları bertaraf etmezsek bu kadar hızlı değişen ve gelişen dünyada yine korkarım ki geç kalırız. Rekabette geç kalırız. Onun için de biz Burada hızlı ve ne yaptığımızı bilerek hareket ediyoruz. Emin adımlarla. Yani milli dayanışmayı sağlayacak olan adımları atıyoruz. Kanunun adı da o. Temel hedef de terör örgütünün tasfiyesi ve silahların teslimi.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

Yola dökülen asit mahalleyi kapattırdı

Bursa’da kimyasal madde taşıyan aracın dorsesindeki 4 varilin yola devrilmesiyle sülfürik …