
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, bir dizi programa katılmak üzere Bursa’ya geldi.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, bir dizi programa katılmak üzere Bursa’yı ziyaret etti. Tekin, Bursa Valiliği ve AK Parti Bursa İl Başkanlığı ziyareti sonrasınsa Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın (BTSO) iftar programına katılacak.
Bursa Valiliği’nde yapılan İl Milli Eğitim Değerlendirme Toplantısı sonrasında Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin basın açıklaması gerçekleştirdi. Tekin, sabah saatlerinde Bursa’daki okullara uğrayarak öğretmenlerle bir araya geldiklerini söyledi. Değerlendirme toplantısında Bursa’daki okulların kontejan durumuna dair konuşan Tekin, “İhtiyaç duyulan, devam eden yatırımlarımız; usül ve yolla ilgili görüşmeler yaptık.
2002 yılından bugüne Bursa’da 659 bin 971 öğrencimiz var. Yani yüzde 50 oranında öğrenci sayımız artmış. 9 bin 400 civarındaki derslik sayımızı ise 25 bin 85 çıkarmışız. Yatırımın devam edenler ihale programında olanlar ve açılışını yapacağımız okullar hariç olmak üzere derslik sayısını da nereden baksanız 3 kata yakın arttırmış durumdayız. Bu da Türkiye genelinde olduğu gibi Bursa’da da istatistiklere yansımış durumda. 2002 bir derslik ortalama 44 iken Bursa’da 27 şu anda. Ortaöğretimde bu sayı daha gelmiş. 2002-2003 eğitim öğretim yılında 39 küsür, yaklaşık 40 öğrenci varmış. Şu an 22 öğrencimiz var. Bursa’da şu anda 43 bin 161 öğretmenim var. Yani orada da yaklaşık üç kata yakın bir artış söz konusu. Bu rakamlar Türkiye’nin her tarafında hemen hemen benzeri bir artış göstermiş durumda.
Destek olan eğitim öğretim sürecine destek olan belediyelere teşekkür ediyorum. Hep beraber toplum, devlet, millet el ele, güzel işler yapacağız eğitim öğretimini diliyorum.” dedi.
“İLHAL EDİLMEMESİ GEREKİR”
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel’in boykot çağrısı sonucunda iş bırakan eğitim sendikaları hakkında konuşan Tekin, “Bir eğitimci olarak mevzuya bakmam lazım. Eğitimci olarak okullarımızda eğitim öğretimin aksatılmasından rahatsızım. Eğitim öğretimin aksamaması için tedbirler alacağımızı açıkladım. İnsanların vazgeçilemez ve devredilemez hakları vardır. Eğitim öğretim hakkı da anayasamızda güvence altına alınmış bir haktır. Sendikalar da anayasamızda güvence altına alınmıştır. İnsanlar sendika özgürlüklerini kullanabilir, kullanmalılar. Bir eğitimci, bir Milli Eğitim Bakanı olarak bunu destekliyorum. İnsanların başkalarının temel hak ve hürriyetlerini ellerinden almaması gerekiyor. Bana hiç kimse ‘sendika hakkımı kullanıyorum, okula gelmeyeceğim’ diyemez. Bu başkasının temel hak ve hürriyetinin elinden alınmasıdır. Bu kanunlara aykırı bir davranıştır. Bu anlamda çocuklarımızın eğitim öğretim hakkını sağlıklı bir şekilde kullanmasını engelleyen kim varsa bunun yaptırımlarına da katlanmakla mükelleftir. Bu konuda gerekli adli ve idari mekanizmaları işeyerek uygulayacağız. Temel ve hak ve hürriyetlerini, sendikal haklarını kullanabilirler, fakat başkalarının haklarının ihlal edilmemesi gerekir. Başkalarının hakkını sınırlandırmadan kullanılmalı. Bireysel özgürlükler başkasına zarar veriyorsa bu doğru değildir” ifadelerini kullandı.